Araştırmacılar Erken Ölüm ile İşitme Kaybı Arasında Bağlantı Buldu

0
54

Yeni bir çalışma, kardiyovasküler hastalık nedeniyle 75 yaşından önce ölüm riski artışı ile işitme kaybı arasında bağlantı olduğunu gösteriyor. Columbia Üniversitesi Mailman Halk Sağlığı Okulu, Robert N. Butler Columbia Yaşlanma Merkezi’ndeki araştırmacılar, işitme kaybı fazla olan bireyler arasında ölüm oranının, özellikle 75 yaşından küçük ve boşanmış ya da ayrı yaşayan kadın ve erkekler arasında arttığını tespit ett. Ancak, araştırmaya göre iyi işiten bir eşi olan yetişkinlerde ölüm oranı azalıyor Bu çalışma, eş, ebeveyn durumu ve artan mortalite riski ile işitme kaybının kombine etkilerinin araştırıldığı ilk çalışma olma özelliğini taşıyor. Bulgular Sosyal Bilimler ve Tıp dergisinde yayınlandı.

Columbia Yaşlanma Merkezi öğretim üyesi ve Mailman Halk Sağlığı Okulu Nüfus ve Aile Sağlığı profesörü Vegard Skirbekk’e göre; Yaşlılık işitme kaybı riskini büyük oranda artırıyor. Nüfus yaşlandıkça, işitme kaybı olan çok sayıda insan görüyoruz. Aynı zamanda eşi olmadan yaşayan çok sayıda yetişkin var. İşitme kaybı ile bir araya gelince ölüm riski artıyor.

Araştırmada Kanser ile bağlantılı ya da yaralanmalar sonucu meydana gelen ölümler, işitme kaybından etkilenmemiş ancak eş veya çocuk sahibi olmayan işitme engelliler arasında kaza ile bağlantılı ölüm oranı daha yüksek bulunmuş. Norveç Halk Sağlığı Enstitüsü’nden Bo Engdahl’a göre; ” Bu durum trafik kazalarından daha çok ölümcül kazalardan kaynaklanıyor olabilir örneğin aile üyeleri ölümlerin birçoğunun uyarılarla veya önleyici faaliyetlerle engellemesinde yardımcı olabilirler”.

İşitme kaybı, dördüncü önde gelen engellilik nedenidir. Fazlasıyla yaşa bağlıdır, 40 -44 yaşlar arasında kadınlarda %50’nin üzerinde ve erkeklerde 80 – 84 yaş arasında %62 oranındadır ve bu yaşlar arasında yaklaşık %1 artış gösterir.

Araştırmacılar, 1996’dan 1998’e kadar Nord-Trøndelag İşitme Kaybı Çalışması’na kayıtlı 50.462 yetişkinden elde edilen verileri analiz ettiler. 2016’ya kadar ölümleri tanımlamak için Norveç Ölüm Sebebi Kaydını kullandılar. Araştırmacılar ayrıca sigara içme sıklığını, alkol kullanımını ve fiziksel aktiviteyi sınıflandırdılar.

Engdahl ve Skirbekk’a göre, işitme kaybı ve ölüm arasındaki bağlantı hakkında birkaç açıklama mevcuttur. Ailelerin, arkadaşlara veya zayıf bağları olan bireylere kıyasla, sağlık durumlarının kötü olduğu durumlarda bile destekleyici ve hazır olma olasılıkları daha fazla olabilir, bu durum fonksiyonel bozukluklarla ilişkili bazı ölüm risklerini azaltabilir. Bir eşe sahip olmak, işitme kaybına sahip birinin sosyal olarak aktif olmasına izin verir, çünkü eş destek verebilir, inisiyatif alabilir ve başkalarıyla sosyalleşmek için sınırları aşmaya yardımcı olabilir. Bir eş, işitme cihazı gibi teknik destek kullanımını da teşvik edebilir ve gerektiğinde sağlık hizmetlerine danışmanlıkta yardımcı olabilir. Birliktelik yaşamak, işitme kaybının zararlı ekonomik sonuçlarına karşı bir tampon görevi de görebilir.

Skirbekk’e göre; “Nüfus düzeyinde yaşlanmanın, işitme bozukluğu prevalansında artışa neden olduğu iyi bilinmektedir ve işitme kaybı ölüm riskini artırabilir. Ancak, bu etkilerin aile dinamiklerinde devam eden değişikliklerle nasıl ilişkilendirildiğine henüz fazla odaklanılmamıştır. Bulgularımız, işitme engelliler arasındaki artmış ölüm oranının, boşanmış erkekler veya çocuğu olmayan kadınlar gibi bazı aile dizilimine sahip kişiler arasında özellikle yüksek olabileceğini doğrulamaktadır. Hükümetler işitme bozukluğu insidansını azaltmak için planlar geliştirirken, müdahale, sosyal ve sağlık destek sistemleri tasarlarken aile boyutunu düşünmek isteyebilirler.

http://www.hearingreview.com/2018/12/researchers-find-link-premature-death-hearing-loss/

Bir Cevap Yazın