Araştırmacılar içkulaktaki hasarı onarmak için bir yöntem geliştirdi.

0
216

Son araştırmalar, işitme kaybının 40 yıl içinde neredeyse iki katına çıkacağını gösteriyor. Bu rakam odyogramda normal işitme eşikleri olmasına rağmen, arka plan gürültüsünde hafif seslerin duyulmasını zorlaştıran iç kulak hasarı şeklinde tanımlanan “Gizli işitme kaybı” olan bireyleri içermekte.

Ancak yeni araştırmalar, işitme kaybı ve onun yaşam kalitesi üzerine etkisinden nasıl kaçınılabileceğini konusunda ışık tutmayı umuyor. USC (Güney Kaliforniya Üniversitesi ) ve Harvard’daki araştırmacılar, kulağın derinlikteki hücrelerini onarmak için yeni bir yaklaşım geliştirdiler. Bu yaklaşım milyonlarca yaşlı birey ve işitme kaybı olan kişiler için işitmenin eski haline getirilebilmesinde potansiyel bir çare olarak görülüyor.

Laboratuvar çalışmaları kulağın içindeki hasarlı nöronlara ve hücrelere yoğunlaşabilecek bir ilaç için yeni bir yol gösterdi. Bu durum Amerika’da 70 yaş üzerindeki her 3 kişiden 2’sini etkileyen ve neredeyse tüm yetişkinlerin %20 sinde bulunan, sonradan oluşan işitme kaybına potansiyel bir tedavi yöntemi olabilir.

Çalışmanın yazarlarından biri olan kimya profesörü Charles E. McKenna çalışma için şu açıklamayı yapmıştır. “Burada yeni olan şey iç kulağa ilacın nasıl ileteceğimizin bu sayede aslında ilacın orada kalması için ne yapılması gerektiğinin anlaşılmasıdır, bu bir yenilik. Kulağın bu kısmında sürekli akan sıvı çözünmüş ilaçları bu bölgeden uzaklaştırmaktadır. Ama bu yeni yaklaşım bu probleme hitap ediyor. Bu işitme kaybı ve kulak için bir ilktir, iç kulağa uygulanması gerekli olan diğer ilaçlar için de uyarlanabilmesi açısından da ayrıca önemlidir.”

Makale 4 nisanda Bioconjugate Chemistry dergisinde yayınlandı. McKenna çalışma için Harvard tıp fakültesinden David Jung ve arkadaşları ile birlikte çalışmış. Bu çalışma sağlık alanında moleküler düzeyde zorlu çalışmaların multidisipliner ilişki ile çözülmesini sağlayan Michelson Center’ın en son başarısıdır.

Geliştirilen yöntem henüz insanlar ve hayvanlar üzerinde uygulanmadı! 

İşitme kaybı olan bireyler ile çalışan işitme uzmanları ve toplum bu çalışma hakkında ihtiyatlı olmalıdır. Çünkü araştırma insan ya da diğer canlı hayvanlar üzerinde değil, labaratÜuar ortamında bir petri kabındaki hayvan dokuları üzerinde gerçekleştirilmiştir. Bununla birlikte, araştırmacılar, söz konusu hücre ve mekanizmaların benzerliklerini göz önünde bulundurarak insan ve diğer hayvanlardaki ilacın başarısı açısından ümitlidir. 

McKenna, laboratuvar ortamında sonuç veren yeni tekniğin yaşayan canlılarda işe yarayabileceğinin güçlü ön kanıtı olduğunu söylüyor.​​

“Çalışma özellikle iç kulağı hedef alan yeni bir ilaç verme yöntemi sağlaması açısından bir ilki gerçekleştirmiştir. Araştırmacılar sinir sisteminin gelişimi ve işlevi için kritik olan bir proteini taklit eden ve kemiklere yapışan bir ilaç türü olan 7,8-dihidroksiflavonu birleşke molekül tasarladılar. Çığır açan bu çözüm sayesinde, fare kulak dokusunda verilen moleküle yanıt olarak, işitme için gerekli olan saçlı hücrelerinin ve nöronların onarılmasına yol açan sinapsların yeniden oluşması sağlanıyor”

https://news.usc.edu/140224/new-study-shows-hope-for-hearing-loss/

McKenna çalışma ile ilgili “Biz bu yeni yöntemin işitme kaybının tedavisi olduğu söylemiyoruz. Bununla birlikte son derece umut verici yeni bir yaklaşımın kanıtı ve önemli adımıdır” dedi.  

Bir Cevap Yazın