Bilateral Tinnitus Kalıtımı

0
313

Araştırmacılar, tinnitusun belli kalıtsal özelliklerini gösterebildi. Bilateral tinnitusun, yani iki kulakta olan kulak çınlamasının, özellikle erkeklerde genetik faktörlere bağlı olduğu kanıtlandı. Avrupa araştırma ağı olan TINNET ile birlikte Karolinska Ensititüsü’ndeki araştırmacıların rehberlik ettiği iki benzer çalışma, Genetic in Medicine dergisinde yayınladı.

İsveç’te olduğu gibi Avrupa’nın da yüzde 15’inde görülen; kulakta ses, kulak çınlaması/tinnitus adı verilen bir rahatsızlıktır. Görülen semptomlar, tinnitusu olan popülasyonun yüzde bir veya ikisinde; günlük aktivite, iş ve uyku düzeni üzerinde olumsuz etkiye sebep olmaktadır. Bu nedenle tinnitus, toplum için önemli bir ekonomik yük olmakla birlikte, hastalar için olumsuz sosyal sonuçlar doğurmaktadır.

Tinnitus prevalansı, yaşla birlikte artmaktadır ve tinnitusun, birçok çevresel faktörle ilişkili olduğu düşünülmektedir. Ancak konu üzerine yapılan çalışma sayısı azdır. Ayrıca, heterojen olması sebebiyle, tinnitusa yönelik etkili bir tedavi bulunmamaktadır.

Karolinska Enstitüsü’ndeki araştırmacılar, İsveç Twin Registry’nin verilerinden faydalanarak bazı durumlarda tinnitusun genetik nedenleri olduğuna dair kanıtlar bulmuştur.

Karolinska Enstitüsü Fizyoloji ve Farmakoloji Departmanı’ndaki Christopher R. Cedderroth; “Farklı tinnitus formları üzerinde; kalıtım ve dolayısıyla çevresel faktörlerden daha fazla, dominant genlerin etkisi olduğunu gösterebildik.” diyor.

Araştırmacılar, ilk olarak tinnitus formunu incelediğinde, diğer çalışmalar ile benzer şekilde kalıtım dereceleri sonuçlarına ulaşmışlardır. Ancak; gruplar, cinsiyet ve unilateral/bilateral tinnitusa göre belirlendikten sonra, tinnitus ile genetik faktörler arasında korelasyon ortaya çıkmıştır.

Dr. Cederroth; “Beklenmedik ve şaşırtıcı olarak bu sonuç; tinnitusun, geleneksel olarak bilindiği gibi çevresel faktörlerden etkilenmesinin yanında, bilateral tinnitus üzerinde özellikle erkeklerde belirgin şekilde genetik etkinin olduğunu gösteriyor.” diyor.

Bu bulgu, bilateral ve unilateral tinnitus olarak iki alt grup oluşturulduğunda, bunlardan birinin genetik faktörlerden etkilendiğini gösteriyor. Dr Cederroth’un iddiaları sadece klinik açıdan önemli değil, aynı zamanda halk sağlığı açısından da önemlidir: “Tinnitus hastalarının şuanda sahip olduğundan daha iyi bakım ve tedaviye ihtiyacı var, daha fazla genetik çalışmaya ve nesiller hakkında moleküler olarak daha fazla bilgiye ihtiyaç duyuyoruz. Böylece ilaç gelişiminde öngörülmeyen yollar açılabilir.”


Kaynak

https://www.sciencedaily.com/releases/2017/03/170309120434.htm

Iris Lianne Maas, Petra Bruggemann, Teresa Requena Navarro, Jan Bulla, Niklas K. Edvall, Jacob v.B. Hjelmborg, Agnieszka J. Szczepek, Barbara Canlon, Birgit Mazurek, Jose A. Lopez-Escamez, Christopher R. Cederroth. Genetic susceptibility to bilateral tinnitus in a Swedish twin cohort. Genetics in Medicine, 2017 DOI: 10.1038/GIM.2017.4

Bir Cevap Yazın