Enine Boyuna Hiperakuzi- 3: Ölçme ve Değerlendirme Yöntemleri

0
206

YAZAR: Murat Erinç

Medeniyet Üniversitesi Odyoloji Bölümü Araştırma Görevlisi

Marmara Üniversitesi Odyoloji Bilim Dalı Doktora Öğrencisi 

  • Hiperakuziyi ölçen standart bir protokol bulunmamaktadır. Bunun sebebi ortak bir hiperakuzi tanımının olmaması ve sese olan hassasiyetin farklı türlerinin olmasıdır. Ayrıca sese olan hassasiyet ile ilgilenen farklı branşların bulunması tanılama prosedüründe karışıklığa sebep olan faktörlerden biridir. Hiperakuzi şikâyeti ile bir sağlık merkezine başvuran hastanın tanı koymadaki zorluklar sebebiyle fiziksel değerlendirme, laboratuvar testleri ve görüntüleme teknikleri kullanılarak sese karşı hassasiyete yol açan diğer hastalıkların incelenmesi gerekmektedir. 

Odyolojik düzlemde tanı koymanın ilk aşamasında yaygın olarak kullanılan yöntemler ise hikâye alma, rahatsız edici ses düzeyi belirleme (Uncomfortable loudness level- ULL) ve hiperakuzi ölçeklerini uygulamadır. Özellikle gürlük hiperakuzisinde konuşma uyaranı veya tonal uyaran ile ölçülen ULL seviyelerinin ortalama değerlerden düşük olması beklenir. Jastreboff ve Jastreboff (2014) yaptıkları çalışmada hiperakuzi şikâyeti olmayan hastaların ULL seviyelerini +100 dB HL olarak bulurken, hiperakuzisi olan hastalarınkini 60-85 dB HL arasında bulmuştur. Anari ve ark.(1999; 1995) ise hiperakuzi hastalarında ULL seviyelerini 70 dB HL veya daha az olarak bulmuştur. Fakat ULL seviyesi belirlemede bazı zorluklar mevcuttur. Rahatsızlık eşiği belirlenirken hastaya verilen talimata bağlı olarak sonucun frekans bazında 23-27 dB HL arası değiştiği görülmüştür (Dawson Jr, 1981). Dawson (1981) hiperakuzi şikâyeti olmayan kişilerde yaptığı testlerde ULL seviyesini 250 Hz’ de 68 dB HL düzeyinde bulmuştur. Bu sonuç Anari ve ark. (1999; 1995)’nın yaptığı çalışmaya göre hiperakuzi tanımına girmektedir. Ayrıca ULL ölçümünün test-tekrar test güvenirliği de tartışmalıdır (D. Baguley & Andersson, 2007).

  • Hiperakuzi tanı ve tedavisinde kullanılan ölçekler büyük önem teşkil etmektedir. Sübjektif bir olgu olan hiperakuzinin değerlendirilmesinde ölçekler hasta hakkında detaylı bilgi vermektedir. Tedavide önceliklerin belirlenmesi ve sonrasında hastaların takibi için kullanılan ölçekler oldukça faydalıdır.

  • Hiperakuzinin ölçümünde en sık kullanılanlar ölçekler Hyperacusis Questionnaire (HQ) (Khalfa ve ark., 2002), Multiple Activity Scale for Hyperacusis (MASH) (Dauman & Bouscau-Faure, 2005) ve Questionnarie on Hypersensitivity (GÜF – Geräuschüberempfindlichkeit) (Nelting, Rienhoff, Hesse, & Lamparter, 2002)’ dir.

Hiperakuzinin ölçümünde kullanılan HQ, MASH ve GÜF ölçeklerinin kulanım amaçları aynı olsa da hiperakuzinin tanımındaki farklılıklar sebebiyle odak noktaları birbirinden ayrılmaktadır. Meeus ve ark. (2010) yaptıkları çalışmadı HQ ile MASH ölçeği arasında anlamlı ilişki bulmuşlardır. Aynı çalışmada hiperakuzili hastaların odyogram eşikleri, ULL ve hiperakuzi skorları arasında ilişki bulunamamıştır. Odyometrik bulgular ile ULL arasında ilişki olmaması başka çalışmalarda da görülmektedir (Fioretti ve ark., 2015; Meeus ve ark., 2010).

Khalfa Hiperakuzi Ölçeği çeşitli hiperakuzi semptomlarını ölçmek ve değerlendirmek üzere geliştirilmiştir. Öncelikli olarak incelenen çevresel seslerin nasıl algılandığı ve bu sübjektif durumun gündelik yaşantıyı nasıl engellediğidir. Khalfa ve ark. (2002) tarafından literatür incelenerek hiperakuzinin farklı yönleri araştırılmıştır. Kişiyi rahatsız eden seslere verilen tepkilerin davranışsal/adaptif, bilişsel ve duygusal açıdan değerlendirilmesi gerektiğini düşünmüşlerdir. Hiperakuziyi bu 3 alt başlık altında incelemenin tanı ve tedavi hakkında etkin bir değerlendirme olacağı düşünülerek ölçekteki soruları bu bağlamda hazırlamışlardır. Ölçeğin genel popülasyon üzerindeki etkisi araştırıldığından herhangi bir dahil olma kriteri olmadan 201 kişiye uygulanmıştır. Yapılan temel bileşen analizine göre 3 faktörlü (dikkat, sosyal, duygu) bir çözümleme ortaya çıkmıştır. Dikkat boyutu gürültülü ortamlarda oluşan dikkat bozukluğu ile ilgili sorular içermektedir. Sosyal boyut hiperakuzinin oluşturduğu davranışsal sonuçları ifade etmektedir, duygusal boyut ise hiperakuzinin duygusal yönünü yansıtmaktadır. Khalfa ve ark. (2002)’na göre toplam skorların geniş dağılım göstermesi bu ölçeğin genel popülasyondaki ayrıştırıcılığının yüksek olduğunu göstermektedir ve 28 puan ve üzeri alanların hiperakuzisi olduğu belirtilmektedir. Bu ölçeğin geçerlik ve güvenirliği değerlendirilmiş olup Türkçeye uyarlanmıştır (Erinç, 2017).

Bir başka ölçüm aracı olan MASH testi ise özellikle tinnitus hastalarına uygulanmak üzere mülakat tarzında hazırlanmıştır ve hastalara 15 farklı ortam ve aktivite sorularak (sinema, konser, iş ortamı, araba kullanımı, restoran vb.) duydukları rahatsızlık/sıkıntı hiperakuzisinin ölçülmesi amaçlanmıştır. Her bir ortam için duydukları rahatsızlığa göre 1 ile 10 arasında bir puan vermeleri istenmiştir. Bu ölçeği geliştirirken öncelikli amaçları tinnituslu hasta popülasyonundaki hiperakuzi oranını bulmak ve bu konudaki yardım arayışında olan hastaların ne oranda olduğunu araştırmaktır.

Bläsing, Goebel, Flötzinger, Berthold, ve Kröner-Herwig (2010) tarafından Almancadan İngilizceye çevrilen ve geçerlilik çalışması yapılan GÜF testi de benzer şekilde sese olan hassasiyete karşı oluşan sübjektif rahatsızlığı ölçmektedir. Orijinali Nelting ve Finlayson (2004) tarafından oluşturulmuştur ve odyolojik bulgulardan ziyade şiddetin sübjektif algısının tedavi için daha iyi bir gösterge olduğunu düşünmüşlerdir. 226 tinnitus ve hiperakuzi şikâyeti olan hastaya 27 soru sorulmuştur ve yapılan faktör analizi sonucunda 3 faktörlü bir yapı elde etmişlerdir. Bunları hiperakuziye karşı verilen bilişsel, somatik ve duygusal tepkiler olarak sınıflandırmışlardır. İstatiksel veriler doğrultusunda 15 soruya düşürmüşlerdir ve her bir faktör için 5 soru bulunmaktadır. Bläsing ve ark. (2010) 91 idiopatik tinnitusu bulunan hastayla yaptıkları geçerlilik çalışmasında orijinaline benzer şekilde 3 faktörlü yapı elde edememişlerdir ve ölçeğin geçerliliğini arttırmak için 4 sorunun çıkarılmasını önermişlerdir. Sonuç olarak revize edilmiş ölçeğin geçerliliği ve güvenirliliği yüksek, kullanılabilir bir ölçek olduğu belirtilmiştir. Orijinal ölçekle arada bulunan bu farkın sebebi hiperakuzinin kendi içindeki farklılıklarının olması, hasta popülasyonundaki farklılıklar ve bunların istatiksel sonuçlar üzerindeki etkisi olarak yorumlanmıştır. 

KAYNAKLAR:

Anari, M., Axelsson, A., Eliasson, A., & Magnusson, L. (1999). Hypersensitivity to sound: Questionnaire data, audiometry and classification. Scandinavian audiology, 28(4), 219-230.

Baguley, D., & Andersson, G. (2007). Hyperacusis: Mechanisms. Diagnosis and Therapies, Plural, San Diego.

Bläsing, L., Goebel, G., Flötzinger, U., Berthold, A., & Kröner-Herwig, B. (2010). Hypersensitivity to sound in tinnitus patients: An analysis of a construct based on questionnaire and audiological data. International Journal of Audiology, 49(7), 518-526.

Dauman, R., & Bouscau-Faure, F. (2005). Assessment and amelioration of hyperacusis in tinnitus patients. Acta Otolaryngol, 125(5), 503-509.

Dawson Jr, J. K. (1981). A comparison of physical measurements of pure-tones, third-octave bands of noise and third-octave bands of speech to subjective judgments of audibility threshold, MCL and UCL for three normally hearing listeners.

Fioretti, A., Tortorella, F., Masedu, F., Valenti, M., Fusetti, M., & Pavaci, S. (2015). Validity of the Italian version of Khalfa’s questionnaire on hyperacusis. Acta Otorhinolaryngol Ital, 35(2), 110-115.

Jastreboff, M., & Jastreboff, P. (2014). Treatments for Decreased Sound Tolerance (Hyperacusis and Misophonia). Seminars in Hearing, 35(02), 105-120. doi:10.1055/s-0034-1372527            

Khalfa, S., Dubal, S., Veuillet, E., Perez-Diaz, F., Jouvent, R., & Collet, L. (2002). Psychometric normalization of a hyperacusis questionnaire. ORL J Otorhinolaryngol Relat Spec, 64(6), 436-442. doi:67570

Meeus, O. M., Spaepen, M., Ridder, D. D., & Heyning, P. H. (2010). Correlation between hyperacusis measurements in daily ENT practice. Int J Audiol, 49(1), 7-13. doi:10.3109/14992020903160868            

Nelting, M., Rienhoff, N. K., Hesse, G., & Lamparter, U. (2002). [The assessment of subjective distress related to hyperacusis with a self-rating questionnaire on hypersensitivity to sound]. Laryngorhinootologie, 81(5), 327-334. doi:10.1055/s-2002-28342            

Bir Cevap Yazın