Gizli İşitme Kaybı Tartışması

0
455

Koklear Sinaptopati (cochlear synaptopathy) olarak da adlandırılan Gizli İşitme Kaybı (Hidden Hearing Loss), kokleanın hala iyi durumda ve fonksiyonel olmasına rağmen nöral fonksiyon bozukluğunu tanımlamak için kullanılmaktadır. Odyogram veya işitme testi ile işitme hassasiyetinin ölçülmesi sensörel fonksiyonun değerlendirilmesidir. Normal koklear fonksiyonlarına sahip insanlarda normal odyogram elde edilir ama bu kişiler gürültülü ortamlarda konuşmayı anlamada zorluk çektiklerinden şikayetçi olabilirler.

Hastanın şikayetlerine rağmen standart odyolojik testlerde her şeyin normal olması nedeniyle “gizli” denilmektedir. Bu iddianın bir kısmı standart odyolojik testlerin kısıtlamalarından kaynaklanmaktadır. Rutin klinik prosedür olarak, hastanın çok ciddi bir şikayeti olmadığı haller dışında, hasta değerlendirmelerinde ilk olarak ABR veya diğer işitsel uyarılmış potansiyel ölçümleri ile başlanmamaktadır. Kulaklar arası asimetri olması halinde bile diğer nörolojik problemlerin değerlendirilmesinden önce sadece MR görüntüleme yapılmaktadır. Koklear sinaptopathy durumunda ise, kokleada bulunan iç saç hücreleri ve VIII. İşitsel sinir arasındaki sinapslarda problem bulunmaktadır. Bu MR görüntüleme veya BT taramaları ile bulunamayacak bir durumdur.

Geleneksel olarak işitme kaybını gürültüye maruz kalma, yüksek sesli müzik dinleme, yaşlanma etkisi gibi kaynaklardan sensöri-nöral işitme kayıpları olarak adlandırmaktayız. Bu bir belirsizlik yaratmaktadır. İşitme kaybının sensörel (kokleaya bağlı) veya nöral olduğunu gerçekten bilemeyiz. İşitme kaybı ya sensörel ya nöral veya her ikisi birden şeklinde tanımlanmaktadır. Sensöri-nöral işitme kayıpları genellikle tıbbi olarak tedavi edilememekte ve bazı durumlarda hastayı rehabilite edebilmek için işitme cihazı amplifikasyonuna ihtiyaç duyulmaktadır.

İç saç hücrelerinin sinir uçlarında iki çeşit bulunmaktadır. Bunlar kısık seslere (odyogramdaki işitme eşiği bilgisi bu sesler ile bulunur) tepki veren ve konuşma, müzik gibi yüksek seslere tepki veren hücrelerdir. Bir hastada yüksek eşik değerine sahip sinir fiberleri fonksiyonel değilken alçak eşik değerine sahip sinir fiberleri sağlam olabilir. Odyogram değerleri normalken yüksek şiddetli seslerde işitme disfonksiyonu olabilir.

Koklear Sinaptopati ifadesi başka bir problemdir. Odyoloji programları bu terimin düzgün telaffuzu için bir senelik bir ders bile koyabilir!

Henüz gizli işitme kaybı hakkında çok yüzeysel bilgiye sahibiz, hayvan çalışmaları bir süredir devam etmektedir. 2011 yılından beri insan temporal kemikleri üzerinde, en azından bu vakalarda, sinaptik patolojili ancak normal koklear sensörel anatomiye sahip durumlar incelenmektedir. Bu durum koklear sinaptopatinin insanlarda olduğunu göstermektedir ancak prevelansının ne olduğu henüz bilinmemektedir.

Elimizde güvenilir nörolojik ölçümler bulunmamaktadır. ABR’de I. dalga/ V. dalga ve SP/AP oranları ile bazı nörolojik değerlenmeler yapılmaktadır ancak bu yaklaşımların sınırları bulunmaktadır.

Son olarak bu konuda neler yapıyoruz?

Sinaptik fonksiyonları tekrar oluşturabilecek bir terapi bulunmamaktadır. Belkide işitme cihazları veya diğer işitmeye yardımcı cihazlar sinyal gürültü oranını iyileştirmede yüksek frekans amplifikasyonu sağlayabilir, ancak bulunduğumuz nokta itibariyle bunun ne kadar faydalı olduğundan emin değiliz.

Koklear sinaptopati telaffuzu zor, değerlendirmesi zor ve prevelansı henüz tanımlanamamış bir durumdur.

Makale Yazarı: Dr. Marshall Chasin, AuD.

Bir Cevap Yazın