Ayn-Makalesi-

Ayın Makalesi (Eylül) - Normal odyograma rağmen gürültüde konuşmayı anlamanın bozulması

Araştırma Başlığı: 

Impaired speech perception in noise with a normal audiogram: No evidence for cochlear synaptopathy and no relation to lifetime noise exposure. 

Yazarlar: 

Guest H, Munro KJ, Prendergast G, Millman RE, Plack CJ.

Son birkaç on yılda gizli işitme kaybı/ hidden hearing loss kavramı oldukça ilgi çeken ve araştırılan bir konu haline geldi. Bu artan ilginin altında işitme kayıplarının tanı ve takip yöntemlerinde yaşanan gelişmeler olduğu gibi, ülkelerin kamu kaynaklarından bu tarz araştırmalara ayrılan ödeneklerin artması da bulunmakta. Başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere bir çok ülkede, araştırmacılar çalışmalarına maddi destek sağlamak zorunda. Bu destekler sağlık ile ilgili kamu kuruluşlarından elde edilebileceği gibi, savunma alanındaki kuruluşlardan da benzer destekler sağlanabiliyor. Bu tarz kurumlarda çalışan görevlilerin hayatlarında sıklıkla bir "gürültüye maruz kalma" öyküsü bulunduğu için, gizli işitme kaybı tablolarına daha sık rastlanabiliyor. Bu hastalar kliniklere "gürültüde konuşulanları anlayamamak" veya "kulak çınlaması" gibi şikayetlerle geliyorlar, ancak rutin odyolojik değerlendirmelerinde dikkat çeken ve patolojik bir bulgu elde edilemiyor. Bu gibi şikayetleri olan bireylerde yapılan araştırmalarda temel olarak sorunun gürültü ile işitme siniri fiberlerinde meydana gelen hasarlar olabileceği belirtilmiştir (Liberman, 2015). Yaşlanma ve gürültüden ilk etkilenen bölgenin aslında tüy hücreler değil, tüy hücreler ile işitme siniri fiberleri arasındaki sinapslar olduğu belirtilmiş ve "koklear sinaptopati" terimi sıklıkla kullanılmaya başlanmıştır (Liberman ve ark. 2016). Koklear sinaptopati gürültüye maruz bırakılan hayvanlarda yapılan çalışmalarla detaylı bir şekilde incelenmiş ve özellikle yüksek yanıt eşiklerine sahip olan işitme sinirlerinin etkilendiği belirtilmiştir (Furman ve ark. 2013). Bunun neticesinde de araştırılan hayvanlarda orta-yüksek seviye uyaranlarla yapılan ABR testlerinde yanıt genliklerinde istatistiksel olarak anlamlı düşüşler olduğu gösterilmiştir (Kujawa ve Liberman, 2009). Ancak insanlarla yapılan çalışmalardan elde edilen bulgular bu kadar net değildir. Bu çalışmalarda ABR dalga genlikleri, elektrokokleografi bulguları ve yüksek frekans işitme (>8 kHz) eşikleri gibi değişkenler incelenmiş ve birbirlerinden çok farklı bulgular elde edilmiştir. Ancak bu bulgular değerlendirilirken çalışmalar arasında çok ciddi yöntemsel farklar olduğu da göz önüne alınmalıdır. Bazı çalışmalar basit anketler ile gürültüye maruz kalma seviyelerini değerlendirerek çalışma gruplarını oluştururken, bazı çalışmalar da gürültüde konuşmayı anlama gibi davranışsal test bulgularına göre katılımcıları değerlendirmiştir.


Bu konuda yapılan en güncel çalışmalardan birisi de Guest ve ark. (2018) tarafından hazırlanan ve Hearing Research'de yayınlanan Impaired Speech Perception in Noise with a Normal Audiogram: No Evidence for cochlear Synaptopathy and No Relation to Lifetime Noise Exposure makalesi.  

Yöntem 

Çalışmada normal işiten ve herhangi bir şikayeti olmayan kontrol grubu (n=38) ile normal saf ses eşiklerine ve orta kulak bulgularına sahip olan ancak gürültüde konuşmayı anlama şikayetleri olan deney grubu (n=32) karşılaştırılmıştır. Gruplar 18-40 yaş aralığındadır. Çalışmanın asıl analizi gürültüde konuşma anlama becerisi yapılan testler ile belgelenen 16 katılımcı ile, herhangi bir şikayeti olmayan ve 14 kHz'e kadar olan odyogramları, yaşları ve cinsiyetleri eşleştirilmiş 16 kişilik kontrol grubu arasında gerçekleştirilmiştir. Bu analize ek olarak iki ayrı ek analiz daha sunulmuştur. Birincisi gürültüde konuşmayı anlama şikayetleri olan tüm 32 katılımcı ile yaş, cinsiyet ve odyogram açısından eşleştirilmiş ve 32 kişilik kontrol grubu karşılaştırılmasıdır. İkincisi ise gürültüde konuşmayı anlama becerisindeki sorunlar belgelenmiş olan 16 katılımcı ile yaş ve cinsiyet açısından eşleştirilmiş ancak odyogram açısında eşleştirilmemiş 16 kişilik kontrol grubunun karşılaştırılmasıdır. Katılımcıların eğitim seviyeleri, bilişsel seviyeleri, 250 Hz - 14 kHz arasındaki saf ses eşikleri, gürültüde konuşmayı anlama becerileri, yaşam boyu gürültü maruziyeti anketi, işitsel uyarılmış beyinsapı yanıtları (ABR) ve zarf-takip eden yanıt - envelope-following response (EFR) değerlendirilmiştir.

Bulgular 

Odyometri

İlk iki analizde saf ses eşikleri eşleştirilmiş olduğu için gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark elde edilememiştir. Eşiklerin eşleştirilmediği son analizde ise 8 kHz'de 3.1 dB, 10 kHz'de 4.2 dB ve 14 kHz'de 5.6 dB fark elde edilmiştir. Daha düşük frekanslarda bu farklar azalmaktadır.

Gürültüde Konuşmayı Anlama

32 kişilik genel deney grubunda gürültüde konuşmayı anlama becerisi -21.4 ile 0.4 dB arasında büyük bir kişiler arası varyasyon göstermiştir.

Eğitim Seviyesi ve Bilişsel Beceriler

Bu iki açıdan da gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark elde edilmemiştir.

Yaşam boyu gürültü

Bu açıdan da deney grubunda büyük bir kişiler arası varyasyon gözlenmiştir. Yapılan analizlerde deney ve kontrol grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark gözlenmemiştir.

ABR

I.dalga genlikleri ve I-V.dalga genlik oranları arasında gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark elde edilememiştir.

EFR

Bu analizde de gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark gözlenmemiştir. EFR ile gürültüde konuşmayı anlama performansları arasında herhangi bir ilişki yoktur. 

Tartışma ve Sonuç

Araştırmacılar hayvan ve insan çalışmalarından elde elde edilen bulgular arasındaki farkları açıklamak için şu olasılıkları öne sürmüşlerdir:

a )Normal odyometrik eşiklere sahip genç bireylerde koklear sinaptopati yaygın olmayabilir. Yapılan hayvan çalışmalarında kullanılan gürültü miktarı ve maruz kalma süresi yaygın bir hücre kaybına yol açmayacak ancak sinaptopatiyi azami düzeyde sağlayacak şekilde ayarlanmaktadır. Buna rağmen özellikle bazal bölgede az miktarda da olsa koklear bir hücre kaybı yaşanabilmektedir. Farklı türler arasında, benzer gürültü koşullarında farklı derecelerde etki gözlenmiştir. Bu nedenle insanlarda da etkilenme dereceleri farklı olabilir ve sinaptopatiye yol açan koşullar odyometrik eşikleri de bir noktaya kadar etkileyebilir. Literatürdeki diğer çalışmalar da göz önüne alındığında koklear sinaptopatinin genç yetişkinlerde düşünüldüğü kadar yaygın olmadığı düşünülebilir.

b) Koklear sinaptopati gürültüde konuşmayı anlama becerisini tek başına ciddi derecede etkilemiyor olabilir. Sinaptopatinin düşük spontan uyarılma seviyesindeki fiberleri etkilediği, bu fiberlerin yüksek eşiklere sahip olduğu ve arka plan gürültüsü varlığında dinleme becerilerinde etkili olduğu kabulünde bazı eksiklikler olabilir. Çünkü bu çalışmalar da büyük ölçüde hayvan çalışmalarına dayanmaktadır ve insanlar için bire bir geçerli olmayabilir. Ayrıca gürültüde konuşmanın anlaşılmasında sadece işitme siniri fiberleri değil santral işitsel yollar, dil becerileri, dikkat ve çalışma belleği gibi farklı değişkenler de etkili olabilmektedir.

c) Bu çalışmada kullanılan koklear sinaptopati ve gürültü maruziyeti değerlendirme yöntemleri yeterli hassasiyete sahip olmayabilir. Özellikle de kullanılan anketin retrospektif bir yapıya sahip olması, ölçümlerin objektifliğini olumsuz yönde etkilemiş olabilir. Ancak bu durum diğer çalışmalarda da benzerdir. ABR ve EFR ölçümleri de hedeflenen değişkenlerin ölçülmesi açısından tartışmaya açıktır.

Sonuç olarak bu çalışmada gürültüde konuşmayı anlama becerisi düşük ancak normal odyograma sahip bireylerde artmış bir gürültüye maruz kalma veya azalmış beyinsapı yanıtı genliği bulgusu elde edilememiştir. ABR veya EFR'nin bu amaç açısından yetersizliği veya anketler ile geçmişe yönelik gürültü bilgisinin elde edilmesindeki sorunlar dikkatli bir şekilde değerlendirilmelidir. 

Kaynakça 

Furman, A.C., Kujawa, S.G., Liberman, M.C., 2013. Noise-induced cochlear neuropathy is selective for fibers with low spontaneous rates. J. Neurophysiol. 110, 577-586. https://doi.org/10.1152/jn.00164.2013.

Kujawa, S.G., Liberman, M.C., 2015. Synaptopathy in the noise-exposed and aging cochlea: primary neural degeneration in acquired sensorineural hearing loss. Hear. Res. 330, 191-199. https://doi.org/10.1016/j.heares.2015.02.009.

Liberman, L.D., Suzuki, J., Liberman, M.C., 2015. Dynamics of cochlear synaptopathy after acoustic overexposure. J. Assoc. Res. Otolaryngol 16, 205-219. https://doi.org/10.1007/s10162-015-0510-3.

Liberman, M.C., Epstein, M.J., Cleveland, S.S., Wang, H., Maison, S.F., 2016. Toward a differential diagnosis of hidden hearing loss in humans. PLoS One 11. https://doi.org/10.1371/journal.pone.0162726 e0162726 

Çağlar Boyunca Orta Kulak Enfeksiyonları
Yüksek teknoloji stil sahibi tasarım ile buluşuyor...

İlgili Yazılar