11 minutes reading time (2154 words)

Meniere Değerlendirilmesinde Yaşam Kalitesi Ölçeklerinin Önemi


Dr. Öğretim Üyesi Başak Mutlu

İstanbul Medeniyet Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi

Odyoloji Bölümü

 ÖZET


Yaşam kalitesi, bir kişinin hayatından memnuniyetinin sübjektif değeri olarak tanımlanabilir. Hastanın sübjektif sağlık algısını, psikolojik durumunu, sosyal ilişkilerini ve fiziksel durum ile fonksiyonel yeterliliklerini kapsar. Meniere hastalığı, vertigo, ilerleyici işitme kaybı ve çınlama gibi belirgin semptomlara sahip kronik ve yaşamı tehdit etmeyen bir hastalıktır. Tekrarlayıcı spontan vertigo atakları, işitme kaybı, kulakta dolgunluk ve çınlamayı içeren çoklu semptomlar tablosu, hastanın yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyebilir. Hastalara göre vertigo, Meniere hastalığının en önemli semptomudur. Subjektif doğasından dolayı vertigonun ölçülmesi zordur. Atak sıklığının veya şiddetinin kaydı, Meniere hastalığındaki vertigonun şiddetinin belirlenmesinde, hastalığın doğal seyrinin veya tedavi etkinliğinin tanımlanmasında bir yöntemdir ancak yaşam kalitesinin ne kadar etkilendiğini ölçemez. Hastalığa odaklı yaşam kalitesi ölçümleri, Meniere hastalarının klinik değerlendirme protokolünün bir parçası olmalıdır.


Anahtar Sözcükler: Meniere hastalığı, vertigo, yaşam kalitesi.


Sağlık, kişinin yaşam kalitesinin tek olmayan ancak çok önemli bir ögesidir. Sağlık hizmetinin amacı, insanların yaşam kalitelerini korumak veya arttırmaktır. Tedavi başarısının önemli bir göstergesi sağlıkla ilişkili yaşam kalitesindeki artıştır.


Tanı ve tedavi yaklaşımlarındaki gelişmelerin bir sonucu olarak, pek çok insan kronik hastalıklar veya engellerle yaşamaktadır. Populasyondaki morbidite yapısındaki bu değişiklik, iyileşme kavramının yeniden tanımlanmasını gerektirmiştir. Son otuz yılda sağlıkla ilişkili yaşam kalitesi ölçüm yöntemlerinin standartlaştırılması ile ilgili önemli adımlar atılmıştır. Özellikle kronik hastalıkların değerlendirme ve takibinde bu ölçekler tıbbi yaklaşımın planlanması ve başarısının ölçülmesinde çok değerli veri sunar (1).


Yaşam kalitesi ölçekleri temelde üç tiptir. Birincisi genel ölçekler (Health Related Quality of Life (SF-36), Health Related Quality of Life short form (SF-12), World Health Organization Quality of Life Scale, Illness Perception Questionnaire vb), diğeri alana özgü ölçekler (Activities Specific Balance Confidence Scale,Vestibular Disorders Activities of Daily Living Scale, Dizziness Handicap Inventory vb), üçüncüsü ise hastalığa özgü ölçeklerdir (Meniere Hastalığı- Hasta Odaklı Şiddet İndeksi (MD-POSI), Meniere Hastalığı Başarı Ölçeği (MDOQ) vb) (1,2). Yaşam kalitesi ölçeklerinin hastalıkların tanımlanmasında, hastaların evrelendirilmesinde ve tedavi başarısının değerlendirilmesindeki kullanımı ile ilgiili çalışmalar son 30 yıldır hızlı bir artış göstermektedir (1,3).


Meniere hastalığı, yaşamı tehdit etmemesine rağmen hastaların çoğunluğu tarafından yaşam tarzı değişikliğini zorunlu kılan kronik bir hastalıktır. Tekrarlayıcı spontan vertigo atakları, işitme kaybı, kulakta dolgunluk ve çınlamayı içeren çoklu semptomlar tablosu, hastanın yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyebilir. Meniere hastalarının yaşam kaliteleri değerlendirildiğinde semptomların fiziksel ve fonksiyonel etkilerinin yanında emosyonel etkilerinin de belirgin olduğu gösterilmiştir (3,4).


Hastalıklara özgü yaşam kalitesi skorlama sistemlerinin geliştirilmesi, hastalığın etkilerinin hasta tarafından ne şekilde algılandığının ölçülmesinde kullanılan etkin bir yöntemdir (1). 1972 yılından itibaren Amerikan Otolarengoloji-Baş ve Boyun Cerrahisi Akademisi'nin İşitme ve Denge Komitesi tarafından Meniere hastalığında tedavi sonuçlarının bildirilmesi için üç rehber yayınlanmıştır. Bu rehberin 1995 yılındaki son versiyonunda amaç, hastalığın şiddetini gösteren anlamlı ve karşılaştırılabilir veri tipi oluşturmaktır. Vertigonun günlük yaşam aktivitelerine etkisini değerlendiren 6 puanlık Fonksiyonel Düzey Skalası değerlendirme parametrelerine eklenmiştir. Bu değerlendirme, tedavinin etkinliğinin ölçülmesinde yaşam kalitesi açısından bir katkı sağlamıştır (5).


Semptomlar Meniere hastalığının evresini yansıtır. Erken evrelerde vertigo atakları genellikle nadir ama şiddetlidir ve atak sonrası işitme normale döner. Daha geç dönemlerde ise vertigo şiddeti azalır, işitme eşikleri kötüleşir ve dengesizlik olmaya başlar. Bu klinik tablo hastalar arasında büyük bir değişkenlik gösterir (6). Hastalığın ataklar halinde seyretmesi, semptomların şiddetinin günden güne, karakterinin de zaman içerisinde değişkenlik göstermesi nedeniyle, Meniere hastalığının hastalar üzerindeki etkilerini ölçmek zordur. Bizim bu ölçeği geliştirme nedenimiz, kliniğimizde kullandığımız diğer denge bozukluğu yaşam kalitesi ölçeğinin Meniere hastalığının klinik özelliklerine uymamasıdır. Hastalar soruları hangi dönemlerini düşünerek yanıtlamaları gerektiği konusunda karmaşa yaşamaktadırlar. Elde edilen skorların hangi periyodu temsil ettiği de bu karmaşadan etkilenmektedir. Literatürde Meniere hastalığına özel geliştirilmiş iki yaşam kalitesi ölçeği yer almaktadır. İlki, 1999 yılında birinci versiyonu Murphy MP ve Gates G tarafından yayınlanan Meniere Hastalığı- Hasta Odaklı Şiddet İndeksi'dir (MD-POSI). 2005 yılında ölçekte sadeleştirmeler yapan Gates G ve Verall AM, MD-POSI ikinci versiyonunu yayınlamışlardır (7). Ölçek 4 alt başlıkta hastanın semptomlarını ve fonksiyonel durumunu değerlendirir.


Meniere hastalığına özgü bir diğer yaşam kalitesi ölçeği 2004 yılında ve Kato ve arkadaşları tarafından geliştirilen Meniere Hastalığı Başarı Ölçeği'dir. Bu ölçek temelde endolenfatik kese cerrahisi sonrası yaşam kalitesini değerlendirmek için geliştirilmiş, ancak diğer tedavi yöntemlerinin değerlendirilmesi için de kullanılmıştır. Yaşam kalitesinin fiziksel, mental ve sosyal iyilik hali ögelerini değerlendirmektedir (8). Bu ölçek endolenfatik kese cerrahisi için geliştirilmiş olmakla birlikte daha sonra diğer tedavi yöntemleri için de kullanılmıştır.


Hastalara göre vertigo, Meniere hastalığının en önemli semptomudur. Subjektif doğasından dolayı vertigonun ölçülmesi zordur. Atak sıklığının kaydı Meniere hastalığındaki vertigonun şiddetinin belirlenmesinde, hastalığın doğal seyrinin veya tedavi etkinliğinin tanımlanmasında bir yöntemdir, yaşam kalitesinin ne kadar etkilendiğini ölçemez. Zira nadir gelen şiddetli vertigo atakları, sık gelen hafif ataklardan daha etkili fonksiyonel yetersizliklere neden olabilir. Amerikan Akademi 1995 raporunda 6 maddeli fonksiyonel düzey skalası hastaya özel yetersizliklerin belirlenebilmesi için tanımlanmıştır. Bu skalada hastanın sadece atak dönemlerindeki değil, genel olarak kendine en çok uyan maddeyi seçmesi istenir (Şekil 1) (5). 


​ Fonksiyonel Düzey Skalası (AAO-HNS 1995)
​ 1. Dengesizliğim hiçbir aktivitemi engellemiyor.
​ 2. Dengesiz olduğumda o an ne yapıyorsam duruyorum, kısa bir süre sonra dengesizliğim geçiyor ve aktiviteme kaldığım yerden devam ediyorum. Çalışmak, araba kullanmak gibi aktivitelerin hiçbirinde kısıtlılık yaşamıyorum.
​ 3. Dengesiz olduğumda o an ne yapıyorsam duruyorum, bir süre sonra dengesizliğim geçiyor ve aktiviteme kaldığım yerden devam ediyorum. Çalışmak, araba kullanmak gibi aktivitelere devam edebiliyorum ancak dengesizliğim nedeniyle bazı aktivitelerimde değişiklik yapmak zorunda kaldım.
​ 4. Çalışabiliyorum, araba kullanabiliyor ve seyahat edebiliyorum, aileme bakabiliyorum ancak bunları yapmak için çok efor sarfediyorum. Enerjimi iyi yönetmem gerekiyor.
​ 5. Çalışamıyor, araba kullanamıyor, seyahat edemiyorum ve aileme bakamıyorum. Birçok aktivitede kısıtlılık yaşıyorum. Engelliyim.
​ 6. Bir yıldan uzun süredir engelliyim. Denge problemim nedeniyle maddi destek almak zorundayım.

Şekil 1: Fonksiyonel Düzey Skalası (AAO-HNS 1995).

 

 Bu basit ölçek, Meniere hastalığına özgü yaşam kalitesi değerlendirmesi açısından öncü niteliğindedir. Ancak tek başına yeterli değildir. Meniere hastalığının semptomları arasında hastayı en çok rahatsız eden semptom vertigo olup, önceden bilinemeyen bir seyir izler. Vertigo, hastanın yaşam kalitesini, işitme kaybı ve çınlamadan daha fazla etkilemektedir. Meniere hastalarının yaşam kalitelerinin değerlendirildiği çalışmalarda emosyonel ve fonksiyonel etkilenmelerin hastalığın fiziksel etkilerinden daha fazla olduğu bildirilmektedir.


Yapılan çalışmaların birçoğunda işitme kaybı, çınlama, dengesizlik ve yaşam kaliteleri ayrı ayrı ölçeklerle değerlendirilmiştir. Bu çalışmalarda hastalığa özgü olmayan, daha genel yöntemler kullanılmıştır (2,12). Ancak Meniere hastalığı gerek işitme kaybı, gerekse denge bozukluğu ile ilgili yakınmalar açısından diğer otolojik patolojilerden farklılık göstermektedir. Atak özellikleri ve ataklar arası dönemlerdeki durum, hastalığa ve bireye özgü olup, bu hastalık için özel geliştirilmiş bir ölçekle hastanın değerlendirilmesi gereklidir.


Dünya Sağlık Örgütü tarafından "Sağlık, sadece hastalık olmaması değil, fiziksel, psikolojik ve sosyal iyilik halidir" şeklinde bir tanım yapılmıştır. Yaşam kalitesi, bir kişinin hayatından memnuniyetinin sübjektif değeri olarak tanımlanabilir. Hastanın sübjektif sağlık algısını, psikolojik durumunu, sosyal ilişkilerini ve fiziksel durum ile fonksiyonel yeterliliklerini kapsar. Sağlıkla ilişkili yaşam kalitesi ise hastalığın yaşam kalitesi üzerindeki fonksiyonel etkilerinin sübjektif değerlendirmesidir. "Hasta odaklı" bu ölçümler, Meniere hastalarının klinik değerlendirme protokolünün de önemli bir parçasıdır (7).


Yaşam kalitesi skorlamalarının, Meniere hastalarında tedavi etkinliğine yönelik kullanımı literatürde giderek artan bir seyir izlemekle birlikte, hastalığa spesifik ölçek kullanımı daha az sayıdadır (8). Literatürde Meniere hastalığına özgü geliştirilmiş yaşam kalitesi ölçeği sınırlı sayıda olup toplam iki tanedir. İlki, 1999 yılında birinci versiyonu Murphy MP ve Gates G tarafından yayınlanan Meniere Hastalığı- Hasta Odaklı Şiddet İndeksi'dir (MD-POSI). (7) 2005 yılında ölçekte sadeleştirmeler yapan Gates G ve Verall AM, MD-POSI ikinci versiyonunu yayınlamışlardır (6).Ölçek 4 alt başlıkta hastanın semptomlarını ve fonksiyonel durumunu değerlendirir. Bu alt başlıklar: 1. Ataklar sırasında (4 soru), 2. Ataklar arasında (6 soru), 3. Günlük yaşam aktvitelerinin ve kişisel duyguların hastalıktan ne kadar etkilendiği (4 soru), 4. Hastalığın iş ile ilgili etkileridir (2 soru). İlk 16 sorunun her biri Şiddet ve Önem açısından 1 ile 5 arasında Likert puanlaması ile puanlanmaktadır. Şiddet açısından; 1= Hafif problem, 5= Daha kötü olamaz şeklindedir. Önem açısından ise; 1= Önemli değil, 5= Çok önemli. Sonraki altı soruda puanlama olmaksızın hastalık ve tedavi memnuniyeti ile ilgili sorular yer almaktadır. 21 ve 22. sorularda alınan tedaviler kaydedilmekte ve son soru da hastanın eklemek istediği yorumlar eklenmektedir. Puanlama Şiddet ve Ölçek alanlarının herbirinde 0-80 arasıdır. Bu ölçek Meniere hastalarında kullanılan farklı tedavi yöntemlerinin etkinliğinin değerlendirildiği birçok çalışmada kullanılmıştır (13, 14).


Meniere hastalığına özgü bir diğer yaşam kalitesi ölçeği 2004 yılında Kato BM ve arkadaşları tarafından geliştirilen Meniere Hastalığı Başarı Ölçeği'dir (MDOQ) (8).Bu ölçek temelde endolenfatik kese cerrahisi sonrası yaşam kalitesini değerlendirmek için geliştirilmiş ancak diğer tedavi yöntemlerinin değerlendirilmesi için de kullanılmıştır (15-19). Meniere Hastalığı Başarı Ölçeği (MDOQ) yaşam kalitesinin fiziksel, mental ve sosyal iyilik hali ögelerini değerlendirmektedir. Sorular Meniere hastalarında yaşam kalitesini en çok etkileyen faktörlere odaklanmıştır. MDOQ ölçeği 40 sorudan oluşur. İlk 38 soru pre ve postoperatif olarak eşlenmiştir ve 0-4 arası puanlanır. 0= En kötü, 4=En iyi durumu ifade eder. 39. ve 40. sorular opsiyonel olarak Meniere hastalığının genel ve emosyonel etkileriyle ilgili düşüncelerin yazıldığı bölümlerdir. Preoperatif ve postoperatif puanlar ayrı ayrı yüzde olarak hesaplanır.


Türk toplumunun sosyokültürel yapısına uygun olarak Meniere hastalarına özgü yaşam kalitesi ölçeği olan Dokuz Eylül Üniversitesi Meniere Yetersizlik Ölçeği geliştirilmiş, geçerlilik ve güvenilirlik analizleri yapılmıştır. Dokuz Eylül Üniversitesi Meniere Yetersizlik Ölçeği (DEÜMYÖ), Meniere hastalarına özgü geliştirilen bir yaşam kalitesi ölçeğidir. Hastalığın karakteri, seyri ve klinik özellikleri ile otolojik- nörootolojik hastalıklar için daha önce geliştirilmiş ve dünya literatüründe yaygın kullanıma sahip diğer ölçeklerden de esinlenilerek oluşturulmuştur. Ölçek iki alt gruptan oluşmaktadır. Atak dönemi ve atak dışı dönem olarak oluşturulan alt başlıklar toplam 32 soruyu içerir. Atak dönemi bölümü hastanın atak dönemindeki fiziksel ve emosyonel yakınmalarını sorgulayan 8 soruyu, atak dışı dönem bölümü ise ataklar arasındaki döneme ait fonksiyonel, fiziksel ve emosyonel durumu sorgulayan 24 soruyu içerir. Her bir soru Likert sistemine göre 1 ile 5 arasında, rakam büyüdükçe yakınmanın arttığını ifade edecek şekilde düzenlenmiştir. Her bölümün toplam puanları ve ölçeğin genel toplam puanı olmak üzere üç adet puan yüzde olarak hesaplanmaktadır. Puan arttıkça hastanın yakınmalarının da arttığı belirlenir (20).


Meniere hastalığının seyrinin gösterdiği değişkenlik kişisel farklılıklarla birleştiğinde bir hasta için başa çıkılabilir bir seviyede kalırken diğer bir hasta için kâbusa dönüşebilir.Bu etki en iyi yaşam kalitesi değerlendirilerek ölçülebilir. Meniere hastalığına özgü yaşam kalitesi ölçeklerinin kullanım alanları, hastalığa özgü seyrin yaşam kalitesi üzerindeki etkilerinin belirlenmesi, hastalığın klinik patofizyolojisinin tanımlanması ve anlaşılması, hastanın tanınması ve değerlendirilmesi ve uygulanan tedavinin monitörizasyonudur. Hastalığa odaklı yaşam kalitesi ölçümleri, Meniere hastalarının klinik değerlendirme protokolünün bir parçası olmalıdır.


20
12
Gizli İşitme Kaybı Nedir?
9. Odyoloji ve Konuşma Bozuklukları Kongresi Yakla...
 

BLOG TAKVİMİ

Lütfen takvim görünümü hazırlanırken bekleyin