5 minutes reading time (1052 words)

Sağ Kulak Üstünlüğünün Olağanüstü Tarihi

Yazar: James Jerger

Çeviri: Merve Torun Topçu

Kaynak: http://www.hearingreview.com/2017/12/remarkable-history-right-ear-advantage/

Çoğu insan İşitme sisteminin mükemmel bir simetrisi olmadığına inanmakta zorlanır. Bir kulağın diğerinden farklı işitsel yolları ve görece spesifik görevleri olabileceğini kabul etmek istemezler. Halbuki durum tam da bundan ibaret…

Burada "sağ kulak üstünlüğünün hikayesi" karşımıza çıkıyor ve işitme sisteminin sıradışı yolculuğu başlıyor. 

Herşey Evrimin Suçu 

Evrimden öncesini hayal edin. İşitme sistemi primatlarda, memelilerde ve diğer çeşitli ilkel yaşam formlarında simetrikti. Aslında onların işitme sistemini kullanmalarında işitsel alanın belirlenmesi, direksiyonalite gibi nedenlerden dolayı simetrik bir sistem idealdi. Bu da "streofonik etki" olarak adlandırılmakta. 

Yabani hayvanlarda bunun faydası: hayatta kalmak. Bunun ilkesi ise "beslen ama yem olmaktan kaçın". 

Kulakların simetrisi her iki kulaktan gelen inputların beyin sapı düzeyinde karşılaştırılıp kulaklar arası zaman ve şiddet farkının hesaplanması ve lokalizasyon için gerekliydi. İşitsel analizden sonra görsel analizin de yardımıyla karşıdaki davetsiz misafire karşı iki sonuç belirecekti "savaş ya da kaç".

Evrimsel Değişim

İnsanlarda da başlangıçta saydığımız nedenlerle simetrik olan işitme sistemi önemli bir değişime uğradı. 50 milyon yılı aşkın bir sürede insanlar evrimleşti konuşma sesleri üretmeye ve algılamaya başladı. Başlangıçta heceler, sonrasında hecelerin değişik kombinasyonlarıyla kelimeler ve son olarak da cümleler oluşturmaya başladılar ve kendi dillerini oluşturdular.

Konuşma üretimi kompleks bir olay. Bunu akustik enerjinin akışındaki farklı yollar gibi düşünebilirsiniz.  

Birincisi; Seste çok hızlı değişimlerin (milisaniyeler içinde) olduğu frekans ve şiddette. 

İkincisi ise daha yavaş olan enerjinin envelopundaki değişim (saniyeler içinde)

İşitsel korteksin sol hemisferi daha hızlı olan şiddet ve frekans değişimine sağ hemisfer ise daha yavaş değişimlerin olduğu tüm akustik zarfa özelleşti. Burada önemli nokta, sol hemisferin konuşmayı farketme gibi hızlı ama daha basit görevlerden sorumlu olduğu, sağ hemisferin ise konuşmanın işlemlenmesindeki gibi daha yavaş ama kompleks görevlerden sorumlu olduğu ortaya çıktı. 

Dikotik Dinleme ve Sağ Kulak 


Konuşmayı ayırtetme ünsüz-ünlü-ünsüz harflerden oluşan tek heceli kelimelerle yapılır. Dinleyicinin duyduğunu tekrar etmesi istenir sonuç olarak ya doğru ya da yanlış yanıt verir. Bu tamamlanmamış kelimeleri tekrar etmek zordur çünkü hızlı bir fonolojik analiz gerektirir ve sol hemisfer bu iş için özelleşmiştir. O çok başarılı bir fonolojik işlemcidir!

Ancak her iki kulak aynı anda uyarıldığında sağ kulaktan gelen uyaranlar sol hemisfere çapraz yollardan dolayı biraz daha hızlı ulaşır. Bu da sağ kulağa bir avantaj sağlar.

Sağ kulak üstünlüğü ilk olarak İngiliz Psikolog Donald Broadbent tarafından tanımlanmıştır. Broadband yaptığı testte her iki kulağa aynı anda farklı kelimeler dinletmiştir. Örneğin, bir kulağa "üç" derken diğer kulağa aynı anda"sekiz" demiştir. Burada dikkat ve kısa süreli hafızayı değerlendirmiştir ancak iki kulağın karşılaştırmasını yapmamıştır.

İlerleyen yıllarda Doreen Kimura ve Brenda Milnertemporal lob epilepsisi olan hastalara uygulamak amacıyla kendi dikotik testlerini yapmışlardır. Dinleyicilere her iki kulaktan duyduklarını tekrarlamaları talimatını verdiler ve sağ kulak ile sol kulak tepkilerini karşılaştırdılar. Bunu hastalara uygulamadan önce normal gruba uyguladılar ve sonuç olarak sağ kulağın skorlarının sol kulaktan biraz daha iyi olduğunu farkettiler.

Dikotik Dinlemenin Yapısal Modeli

Kimura ve ark. Yaptıkları çalışmalar sonucunda her iki kulaktan her iki hemisfere gelen bilginin çapraz yollarda daha hızlı (aktif) olduğunu ipsi yollardan giden bilginin ise daha yavaş iletildiğini (supresyona uğradığını) farkediyorlar. Bunun anlamı sağ kulaktan gelen bilginin önce sol hemisfere daha sonra corpus colllosum aracılığıyla sağ hemisfere geldiği; sol kulaktan gelen bilginin de önce sağ hemisfere sonrasında sol hemisfere geldiğiydi. 

Sol hemisferin kelimelerdeki hızlı temporal değişimlere özgü olduğunu belirten elektrofizyoloji çalışmaları 


2004 yılında Jerger ve Martin 10 normal işiten yetişkinin işitsel olay ilişkili kortikal potansiyel cevaplarını kaydetmişlerdir.

Bu aslında dikotik dinleme testidir. Dinleyicilere Pam adında bir kadının maceralarının anlatıldığı bir hikaye okunmuş ve kaç kez "Pam" adının geçtiğinin söylenmesi istenmiştir. Sonuç olarak cevapların latans sonuçları değerlendirilmiş

İlk negatif tepe N1 (ilk 100 msn) ilk pozitif tepe P2, sonrasında LPC adı verilen P3 pozitif tepesi ortaya çıkmaktadır. N1 P2 kompleksi ilk 250 msndeki cevabı belirtir bu cevap sesin duyulduğunu gösteren onset cevaptır. LPC yani P3 cevabı ise bize anlamamız istenen belirli bir hedefe karşı oluşan yanıttır. N1 P2 cevabında herhangi bir sol kulak üstünlüğü beklenmemektedir çünkü dile ait bir ayırtetmeden ziyade sesi farketmeyle ilgili bir cevaptır. Aşağıda yer alan grafikte 10-20 li sistemde elektrodların N1P2 ve P3 cevapları için yerleşimleri belirtilmiştir. Kafatabanına yerleştirilen 5 elektrotla ölçüm yapılmıştır. N1- P2 cevabında gelen inputlarda kulak farketmeksizin herhangi bir zamansal farklılığa rastlanmamıştır. P3 cevabında ise iki kulaktan gelen inputlarda her bir elektrotta zamansal farklılıklar oluşmuştur. P7 ve P3 sol hemisfere P4 ve P8 sağ hemisfere yerleştirşlmiş Pz de 4 elektrodun tam ortasına yerleştirilmiştir. Her bir elektottan "cross corelation" tekniği ile her bir elektrottan ortaya çıkan işitsel uyarılmış potansiyel yanıtlarının kaç msn farkla elde edildiği belirlenmiştir. Sağ kulak inputları kırmızı sol kulak inputları maviyle gösterildi. P3 cevabının elde edilmesindeki elektrotlar arası zaman farkına bakıldığında en hızlı cevabın P8 elektrodundan alındığı ve sol kulakla karşılaştırldığında en büyük zamansal farkın buradan elde edilen cevapta ortaya çıktığı gözlendi. Bu sistematik zamansal değişimin sebebi ; inputlar sağ hemisferden sol hemisfere doğru hareket ederken, sağ kulağa gelen bilginin sol hemisfere doğrudan erişime sahip olduğu gerçeğini yansıtırken, sol kulak bilgisinin sağ hemisfer ve korpus kallozum yoluyla daha uzun yol katetmek zorunda kalmasından dolayıdır.

Yaş ve Sağ kulak Avantajı

Araştırmacılar yaşlı bireylerde sağ kulak avantajı ve sol kulak dezantajını araştırdıklarında ise 356 yaşlı bireyle ve genç yetişkinlerle karşılaştırdıklarında iki kulak arasındaki asimetrinin daha yüksek oranda olduğunu ve sağ kulak avantajının git gide azaldığını görmüşlerdir.  

Sonuç 


İşitme kayıplı yaşlı bireylerde bu tür interaural eşitsizlikler kaçınılmaz olarak binaural işitme fenomenini, bir kulaktan alınan girdinin çift taraflı işleyişe müdahale etme eğilimi akılda bulundurulmalıdır. Pek çok klinisyen yaşlı bireylerin bilateral işitme cihazı kullanımı yerine unilateral cihaz kullanımına eğilimleri olduğunu belirtmektedir. Bunun nedeninin çift taraflı uyarımdan rahatsızlık duymaları hala soru işaretidir..Sonuç olarak en etkin işitme cihazı amplifikasyonu açısından göz önünde bulundurulması gerekenler belirlenmiştir;

 
Apple, Odyoloji ve Hareket Bozukluklarına Yönelik ...
Tek Taraflı İşitme Kaybının Uzaysal İşitmeye Etkis...
 

BLOG TAKVİMİ

Lütfen takvim görünümü hazırlanırken bekleyin