Pediatrik grupta vertigoya yeni bir yaklaşım!

0
265

YAZAR: Araştırma Görevlisi Görkem Ertuğrul, MSc., Uzman Odyolog, Hacettepe Üniversitesi Odyoloji Anabilim Dalı​​

  • “Vertigo” bir hastalık mıdır ?
  • “Vertigo” sadece yetişkinlere özgü bir yakınma mıdır?
  • Çocuklarda “Vertigo ” görülür mü ?
  • Denge problemlerini yaşamın erken dönemlerinde fark etmek mümkün mü ?
  • Mevcut vestibüler değerlendirme testlerinin çoğu yetişkinleri değerlendirmeye yönelikken, vertigo ve denge problemleri olan çocukları nasıl değerlendirebiliriz?
  • “Ama benim çalıştığım kurumda vestibüler değerlendirme cihazları yokken, ben tek başıma ne yapabilirim ?”

Haklısınız… Ne kadar çok soru ile başladım değil mi yazıya? Ama soru sormak ile başlamaz mı her şey aslında? İçimizdeki merak duygusu değil midir bizleri sorgulamaya ve yeni bilgiler öğrenmeye iten? Öğrenmenin birinci şartı değil midir düşünmek, merak etmek, soru sormak… Sonra da merak ettiğin tüm soruların cevabını belki de hayat boyu aramak… Başlığı okuduğunuz ilk andan itibaren, pek çoğunuzun zihninde oluşacağını düşündüğüm bu sorulara kendi deneyimlerim, klinik gözlemlerim ve bilimsel bilgiler doğrultusunda naçizane cevaplar vermeye çalışacağım. Hadi ilk sorudan başlayalım cevaplamaya…

“Vertigo” bir hastalık mıdır ? 

HAYIR! Vertigo bir hastalık değildir. Vertigo dilimizde kelime anlamı olarak baş dönmesi anlamına gelmektedir. Böyle ifade edilince baş dönmesinin bir hastalık olmadığı çok daha kolay anlaşılıyor sanırım. Vertigo bir belirtidir ve bu belirtiye neden olan asıl problemin ne olduğunun araştırılması gerekir. Söz konusu vertigonun, periferik ya da santral kaynaklı bir patolojiden kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespit edilmesi, hastaya sunulacak uygun tedavi ve rehabilitasyon yaklaşımının belirlenmesinde son derece önemlidir. Küçük bir öneri olarak alanda çalışan çok değerli büyüklerim gibi, ben de hastalara gerekli bilgilendirmeler yapılırken “Vertigo” yerine,”Baş Dönmesi” ifadesinin kullanılmasının, hastaların zihninde daha az karışıklığa yol açacağı kanaatindeyim. Zira farkında olmadan ağzımızdan kaçıveren “Vertigo” kelimesini, pek çok hasta bir hastalık olarak algılamakta ve kliniklere sıklıkla “Benim vertigom var” şeklindeki ifadelerle başvurmaktalar. Dolayısıyla bu durum hastalarda gereksiz korku, panik ve kaygıya yol açmaktadır.

 “Vertigo” sadece yetişkinlere özgü bir yakınma mıdır? Çocuklarda “Vertigo ” görülür mü?

HAYIR ! Vertigo sadece yetişkinlere özgü bir yakınma değildir. EVET ! Çocuklarda hatta çok küçük çocuklarda bile görülebilir. Sadece yetişkinlerden farklı olarak, çocukların vertigoyu ifade ediş biçimleri değişmektedir. Çok küçük çocuklar yaşadıkları bu durumu, ağlayarak, kusarak ya da yemek yemeyi reddederek ifade ederlerken, daha büyük çocuklar resimleriyle ya da “Ev dönüyor!” şeklindeki ifadeleriyle somutlaştırabilmektedirler. Aileler de çocuklarının yaşadıkları bu rahatsız edici durumun farkına ancak, çocukları sözlü olarak ifade etmeye başladıklarında varabilmektedirler.

Denge problemlerini yaşamın erken dönemlerinde fark etmek mümkün mü?

EVET ! Mümkün. Bebeklerin posturo-motor gelişimleri, gerek biz klinisyenler için gerekse aileler için oldukça önemli ipuçları içermektedir. Özellikle başını tutma, desteksiz oturma ve desteksiz yürüme süreçlerinde, normal yaşıtlarına göre belirgin gecikmeleri olan bebeklerde durup bir düşünmek gerekir. Bu gecikmeler nörolojik bir rahatsızlığın habercisi olabileceği gibi, total vestibüler fonksiyon kaybının da erken dönem işaretleri olabilir.Bu nedenle ailelerden hikaye alınırken, mutlaka bu gelişim süreçlerinin sorgulanması gerekir.

​​Mevcut vestibüler değerlendirme testlerinin çoğu yetişkinleri değerlendirmeye yönelikken, vertigo ve denge problemleri olan çocukları nasıl değerlendirebiliriz? ​

TIPKI YETİŞKİNLER GİBİ ! Evet, yanlış okumadınız. Tüm vestibüler testleri (kalorik dahil) tıpkı yetişkinler gibi çocuklara da yapmak mümkün. Videonistagmografi (VNG) testinin çocuklar için dizayn edilmiş bir gözlüğü ve görsel uyaranları bulunmaktadır. Bu testle, çocuklarda vertigonun periferik veya santral kökenli olup olmadığı, hızlı ve eğlenceli bir şekilde kolayca belirlenebilir. Peki periferik ise acaba vestibüler sistemin hangi bölgesinde bir problem var? Bir çocuğun vestibüler sisteminin bütünü hakkında yorum yapabilmek için temel değerlendirme testleri olarak bilinen Video Head Impulse Test (vHIT), Vestibüler Miyojenik Potansiyel (VEMP) ve Kalorik testlerden edineceğimiz bilgilere ihtiyaç duyulmaktadır. Bu sayede denge organı olarak bilinen vestibülün hangi kısmında bir fonksiyon kaybı olduğunu spesifik olarak belirleyebiliriz. Bu değerlendirmeleri yapmak oldukça önemli. Çünkü elde ettiğimiz sonuçlar çocuğa yönelik olarak planlayacağımız vestibüler rehabilitasyon programını büyük ölçüde şekillendirecektir. Ancak alanda yeni çalışmaya başlayan arkadaşlarım için şunu belirtmem gerekir ki, bu testleri çocuk grupta uygulayabilmek için 2 kat daha fazla tecrübeye ve klinik uygulama pratiğine sahip olmanız gerekir. 

“Ama benim çalıştığım kurumda vestibüler değerlendirme cihazları yokken, ben tek başıma ne yapabilirim?

 ​ÇOK ŞEY YAPABİLİRSİNİZ! Çocuklarda çalışan her uzmanın yaptığı gibi, sizlerde vestibüler değerlendirme yapabilmek için kendi materyallerinizi oluşturabilirsiniz. Bunlar kesinlikle objektif testlerin yerini tutmamakla birlikte, çocuğun vertigo veya denge probleminin en azından periferik mi yoksa santral kökenli mi olduğu hakkında oldukça önemli bilgiler edinmenizi sağlayacaktır. Bu noktada bulgular sizin alanınızla ilgili değilse eğer, çocuğu doğru bölüme yönlendirerek ailenin doktor doktor gezmesini ve boş yere zaman kaybetmesini büyük ölçüde önleyebilirsiniz. ​

Klinik tecrübelerim ve edindiğim gözlemler doğrultusunda, hem subjektif hem de objektif testlerin birlikte yorumlanması klinisyenlere oldukça yararlı bilgiler sağlamaktadır. İlk olarak resimlerde paylaşmış olduğum materyallerle, olası bir santral patolojiyi ekarte ederek başlamak, sonra da objektif testlerle ilk klinik bulguların sağlamasını yapmak klinisyenler için de oldukça öğretici olmaktadır. Vestibüler cihazların ne kadar pahalı olduğunu ve kamu kuruluşlarında alım sürecinin ne kadar meşakkatli bir süreç olduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz. Ama imkansızlıklar içerisinde bile, bir ihtimal olduğunu hiçbir zaman unutmamalı ve hiçbir cihazımız yokken bile vestibüler değerlendirme yapmanın mümkün olduğunu her daim aklımızda bulundurmalıyız. Bu yazımda çalışması oldukça zor ama, bir o kadar keyifli olan pediatrik grupta vestibüler değerlendirmeye yönelik farklı bir bakış açısı kazandırmak istedim. Umarım sizler için faydalı olur.

​İlgi duyduğum alanda ilerlememi destekleyen Hacettepe Üniversitesi Odyoloji Bölüm Başkanı değerli hocam Prof. Dr. Gonca Sennaroğlu’na ve kliniğinde bana bu alanda büyük tecrübeler kazandıran sayın Dr. Sylvette Wiener Vacher’e sonsuz teşekkürlerimle… ​

Bir Cevap Yazın