Yazılı bilgileri işleyebilme becerisi koklear implant başarısını etkliyor.

0
132
I love to read

Koklear implant, iç kulaktaki sinir uçlarını uyararak çok ileri derecede işitme kaybına sahip kişilerin işitmesini sağlayabilen elektronik bir cihazdır. Bu teknoloji, ileri/çok ileri derecede işitme kaybı olan kişilerin, sözel yolla iletişim kurmasını veya telefonla konuşmasını sağlar ve ileri/çok ileri derecede işitme kaybı ile doğan çocukların sözlü iletişim kurabilmesini, konuşmayı öğrenmesini ve normal işitmeye sahip bireylerin aldığı eğitimlerden yararlanmasını sağlar. Bununla birlikte, implanttan sağlanan fayda bazı hastalar için değişken olabilmektedir. İmplantın faydasını tahmin etmede klinik faktörler etkili olabilmektedir ancak bazı hastalar için implant başarısını yalnızca klinik faktörlere dayanarak tahmin etmenin yolu bulunmamaktadır.

Cenevre Üniversitesi’nde (UNIGE) sinirbilimci ve Parisli KBB cerrahı, beynin etkinliğini görselleştirmeyi sağlayan beyin görüntüleme tekniklerinden gelen verileri kullanarak, insanların işitmelerini kaybettiğinde beyinde olan yeniden düzenlenme sürecini deşifre etmeyi başarmışlar ve böylece çok ileri derecede işitme kayıplı yetişkin bireylerde koklear implantın başarısını veya başarısızlığının öngörülebileceğini söylemişlerdir.  

 Klinik pratik için kritik olan bu sorunun cevabını bulmak amacıyla, Institut Vernes’de KBB cerrahı olan Diane Lazard ve UNIGE Tıp Fakültesi’ndeki sinirbilimci Anne-Lise Giraud, hangi beyin faktörlerinin implantın başarısı veya başarısızlığı ile bağlantılı olabileceğini belirlemeye çalıştı ve total işitme kayıplı kişinin beyninin, koklear implant öncesi ve sonrası konuşuma sesini nasıl gösterdiğini ve kullanma kapasitesini inceledi.  Araştırmacılar, işitme güçlüğü çeken deneklerin kontrol grubuna kıyasla daha yavaş ve daha az doğru cevaplamasını beklerken, şaşırtıcı şekilde bazı deney grubundaki kişilerin normal işitenlerden daha hızlı ve benzer doğrulukta testi tamamladıklarını gördüler. Bu araştırmanın sonuçları, hakemli bilimsel dergi, Nature Communications’da bulunabilir.

“Biz kişilere, yazılı kelimeler içeren görsel uyaranlar sunduk ve benzer yazımla biten, kafiyeli veya kafiyeli olmayan -gate ve wait gibi- iki kelimeyi belirlemelerini istedik. Denekler böylece kendi anılarının seslerine başvurmak zorunda kaldılar ve fonksiyonel beyin görüntüleme teknikleri (fMRI) kullanılarak bu eylem sırasındaki sinir ağlarını gözlemledik.” 
 Anne-Lise Giraud 

“Süper-okuyucular” ve yeniden organize olmuş beyinler

İşitme kaybı olmayanlardan daha hızlı yazılı kelimeleri işleyebilecek “süper okuyucular” için, beyin yazılı sözcükleri sözlü yerine geçirmeyi seçmiş ve bunun için kendisini yeniden yapılandırmıştır. Bu tür “süper-okuyucular” tarafından kullanılan ve sağ hemisferde bulunan beyin devreleri farklı düzenlenmiştir ve bu nedenle koklear implant zayıf sonuçlar verir. Görevi kontrol grubuyla aynı hızda gerçekleştiren denekler sözel iletişime bağlı kalır ve bu nedenle koklear implanttan daha fazla fayda elde ederler. Bu kişiler, “süper-okuyucuların” aksine dudak okumayı, işitme kaybının verdiği zararı telafi etme biçimi olarak ele alıyor ve bu nedenle beyin, sol hemisferini kullanan normal işiten bireylere benzer bir merkezi fonolojik organizasyon sürdürüyor. Bu nedenle beyin devrelerinin birbirinden farklı işlev gören iki kategorisi bulunmaktadır.

Bu araştırma, koklear implantın başarılı veya başarısız olmasında, işitsel ve görsel sistemler arasındaki etkileşimlerin oynadığı rol üzerine işaret etmektedir. Sonuçlar bu kortikal yeniden yapılanmaya bağlı olacaktır. “Süper-okuyucular” için, işitme kaybına adapte olmak amacıyla bazı “doğal olmayan” görsel yeteneklerin geliştirilmesi, implant kullanımı için bir dezavantaj teşkil etmektedir.

Peki, zamanda geriye gitmek mümkün mü?

Diane Lazard, “Şu anda bunu söylemek zor. Fakat amaç yazılı uyaranlara karşı eğilimli olan insanları tespit edebilmek ve özellikle mevcut sözel iletişim becerilerinin arttırılması için gerekli işitsel protezler ve konuşma terapisi ile uygulanan müdahaleyi erkene almaktır.” diyor. Ancak Anne-Lise Giraud’un açıkladığı gibi, “Bazı insanlar bilinçsizce diğerlerinden farklı bir yön seçiyorlar ve bu eğilim kesinlikle bir rol oynuyor, çünkü bizler bu zamana kadar işitsel ve görsel bilgileri bütünleştirmeyi öğreniyoruz. Bazı insanlar bunu diğerlerinden daha iyi yönetirler ve işitme kayıplı insanlarda görsel-işitsel öğeleri en iyi şekilde entegre edenler muhtemelen sözel iletişimle daha uyumlu hale gelme eğiliminde olacaktır. ” Bu tür sonuçlar, neden doğuştan total işitme kayıplı çocukların ilk birkaç ayda, yani görsel ve işitsel beyin devrelerinin düzenlenmesinden önce konuşma yeteneğini tehlikeye atabilecek bir süreçten uzak donatılmasının önemli olduğunu açıklamaktadır.Diane S. Lazard, Anne-Lise Giraud. Faster phonological processing and right occipito-temporal coupling in deaf adults signal poor cochlear implant outcome. Nature Communications, 2017; 8: 14872 DOI: 10.1038/ncomms14872
1Université de Genève. (2017, March 28). When writing interferes with hearing: For deaf people, the reorganization of brain circuits impacts on the success of cochlear implants. ScienceDaily. Retrieved June 7, 2017 from www.sciencedaily.com/releases/2017/03/170328082934.htm

When writing interferes with hearing: For deaf people, the reorganization of brain circuits impacts on the success of cochlear implants — ScienceDaily

A cochlear implant is an electronic device capable of restoring hearing in a profoundly deaf person by stimulating the nerve endings in the inner ear. However, results can be extremely variable. Using brain imaging techniques, a neuroscientist and a surgeon have managed to predict the success of a cochlear implant among people who became profoundly deaf in their adult life.

https://www.sciencedaily.com/releases/2017/03/170328082934.htm

Bir Cevap Yazın